Gündüz saatlerinde ışık yakmasak.

İmar yönetmeliğinde ışıklık, "binaların ana merdiven evinin ve kat sahanlıklığının veya cephesi olmayan piyesleri aydınlatmak üzere oluşturulan üzeri şeffaf yapı malzemeleriyle kapatılan hacimler" olarak tanımlanır. Adından da anlaşılacağı üzere, cephesi olmayan tuvalet, oda gibi piyeslerin doğal yollarla aydınlatılması için yapılan dikey şaftlar.


Yeri gelmişken "piyes", bağımsız bölüm içerisinde iç duvar veya bölme elemanları ile çerçevesi tanımlanmış ya da niş oluşturularak meydana getirilmiş, belirli bir işlev gören bölümü ifade eder.


Günümüz yönetmeliklerinde tuvalet, banyo, çamaşır odası vb piyeslerin ışıklığa bakması şartı aranmazken, bu piyesler için hava bacaları yapılması yeterli görülmektedir. Hava bacaları ise aynı yönetmelikte, "bina kitlesi içinde kalan banyo ve yıkanma yeri, tuvalet gibi mahallerin havalandırılmasını ağlayan boşluklar" olarak tanımlanmaktadır.


Hepimizin evinde hava bacaları var. Tanımdan ve yönetmelikteki mecburiyetlerden anladığımız kadarıyla tuvaleti banyo gibi cepheye direk bağlantısı bulunması mecbur olmayan piyeslerin doğal ışığı alması gerekli değil, havalandırılması yeterli oluyor. Peki gerçekte böyle mi? Bu da bir diğer yazının konusu gibi görünüyor.


Önce sorunu tanımlayalım. Cephe ile direk bağlantısı olmayan alanların aydınlatılması mevcut yönetmeliklerdeki tanımlardan daha iyi şekilde sağlanabilir mi?


Işıklık ve hava bacalarının yapılması mecburiyeti pek çok kural ve yönetmelikteki gibi nedeni ile sonucu sorgulanmadan sadece yönetmelik şartlarını yerine getirmek üzere yapılan uygulamalara sebep oluyor. Bunun sonucunda ise kuralların amacının tam tersi olarak israftan başka bir şey olmuyor.


Işıklıklar, yönetmelikte bina yüksekliğine bağlı olarak boyutlandırılırlar ancak yapım detayları ve özellikleri belirtilmediği için bırakılan alanlar, temizlenemeyen, zamanla boyası bile yenilenemediği için kötü bir görüntü oluşturan ve ışıklığa bakan pencerelerin perdelerinin hiç açılmadığı, asıl amaçlarına hizmet etmeyen alan kayıpları haline gelirler.


Oysa internet üzerinde yapılabilecek kısa bir araştırma ile bu konuda pek çok belge, bilgi ve hatta ürüne ulaşılabiliyor. Bu gibi araştırmalarda önceliğim her zaman akademik yayınlardır. Ticari kaygılardan uzak ve konuyu kendilerine hedef edinmiş akademik kariyer yapan kişilerin her konuda çok daha objektif ve detaycı olduklarını düşünüyorum.


Alpin Köknel Yener tarafından hazırlanan VIII. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi'nde sunulan "Binalarda Günışığından Yararlanma Yöntemleri: Çağdaş Teknikler" başlıklı Sempozyum bildirisinde konu çok güzel özetlenmiş. Yazının tamamı için tıklayın.

Pencere boyutları, çatı ışıklıkları gibi aşina olduğumuz çözümlerin yanısıra, Işık rafları, anidolik sistemler, ışık tüpleri gibi alternatif yöntemler anlatılıyor. Ki bu yöntemler incelendiğinde ve güncel yapılara adapte edildiğinde, hem ucuz, hem kolay çözümler olarak karşımıza çıkıyor.


Işık rafları ve alternatif çözümler diğer yazıların konusu olacak gibi görünüyor. Bu yazıdaki fikir ise ışık tüpleri. Çok basit olarak bir tüp içinde yerleştirilmiş yansıtma düzeneği ile ışığın bir alana taşınması diyebiliriz. Güzel bir çizim aşağıda,

Özellikle müstakil evler ve alçak katlı apartmanlarda verimli şekilde kullanılabilecek bu sistem sayesinde gündüz cepheyle bağlantısı olmayan piyeslerin sürekli aydınlık olması sağlanabilir. Bu aydınlık için yönetmelikte, "1 ila 6 katlı binalarda dar kenarı 1.50 metreden ve alanı 4.50 m2’den az olamaz" şeklinde tanımlanmaktadır. Yönetmelik maddesine göre minimum 1.50/3.00m bırakılması gereken boşluğa karşın, aşağıdaki tabloya göre 53cm çapında bir ışık tüpü ile 12m uzunlukta %91 verim elde edilebiliyor.

30° açı ile yön verilebilen bu sistemler sayesinde dik açı dışında ışığın taşınabilmesi ise sistemin başka bir avantajı. Bu sayede büyük bir şafttan alınacak olan ışık, katlarda dağıtılarak, birden fazla piyese gün ışığını getirebilir.


Sonuç olarak, bu araştırma ve yazıdan çıkarılacak sonuç, ilk aşamadan ışıklıkların kullanılması zorunlu olmayan banyo, tuvalet benzeri piyeslerde durumlarda geleneksel olarak işe yaramayan hava bacalarını kullanarak doğal ışıklandırmayı sağlamak.


Bu fikirleri uygulanabilir kılmak için yapılması gerekenler ise,


1. Sistemin avantajları ve dezavantajları, maliyeti ve uygulanabilirliği konusunda daha detaylı araştırma yapmak,

2. Üretici firmalar ile iletişime geçerek konu hakkında daha detaylı teknik bilgi sahibi olmak,

3. Sistemin kullanılması durumda elde edilecek avantajları rakamsal olarak ortaya koymak,

4. Hazırlanacak projelere sistemin adapte edilmesi için gerekli bilgilendirme, bilinç oluşturma çalışmaları yapmak.


Yapılacaklar konusunda gelişmeler oldukça maddelerin sonuna diğer yazıların linklerini ekliyor olacağım.


Doğayı yaşayabildiğimiz yarınlara ulaşmak ümidiyle, sağlıklı kalın.

COPYRIGHT © 2018 @ İzmir / Türkiye